Fener’e Aboubakar gibi golcü şart



Heyecanlı bir maç izledik. Kazanan Beşiktaş olsa şampiyonluğa çok yaklaşmış olacaktı. Beraberlik en çok Galatasaray’lıları sevindirdi şüphesiz.

Fenerbahçe bir puana sevinsin mi, üzülsün mü diye soracak olursanız, herhalde en çok Erol Bulut mutlu olmuştur. Kaybetse ipi çekilecekti. En azından sezon sonuna kadar görevde kalmayı garantiledi.

Derbi maçları her zaman başka bir atmosfer ortamında oynanır. Yine öyle oldu. Beşiktaş’ın oyun olarak önde olduğunu söylemeye gerek yok. Takım olarak ne yaptığını bilen, ezberledikleri planı uygulayan bir takım. Üstelik elinde çok iyi golcüleri var. Aboubakar gibi bir santrfor olması ise ayrı bir avantaj. Tam bir golcü. Topu ayağından almak mümkün değil. Her yerden vuruyor. Güçlü, mücadeleci, arkadaşlarına servis yapan tehlikeli bir forvet.

Fenerbahçe’nin forvet oyuncularının tamamını toplasanız bir Aboubakar etmez. Tartışılması bile gülünç olur. Samata, Valencia, Thiam, Samuel, Cisse sezon bitiyor hala bir türlü istenilen performansa ulaşamadılar. Samuel’i biraz dışarıda tutarsak, diğerleri top tutmaktan bile acizler.

Eğer iyi bir santrfor olsa Fenerbahçe Beşiktaş’ı yener hatta şampiyonluğun en büyük adayı olabilirdi.

Sarı-Lacivertliler kaleci Altay’a teşekkür etsinler. Yine yaptığı kurtarışlarla takımı oyunda tuttu. Skora kesinlikle etki yaptı. En az 4-5 gol olabilecek vuruşlarda kalesini kapattı.

Güzel bir maç olduğunu da söylemeliyiz. Beşiktaş 60 dakika oyun üstünlüğünü elinde tuttu. Hatta farklı bir skor elde edebilirlerdi. Daha sonraki dakikalarda yapılan değişiklikler Fenerbahçe’nin etkinliğini arttırdı. Sosa ve Ozan orta sahaya canlılık kazandırdı. Ozan’ın attığı gol harikaydı. Bu oyuncu neden yedek beklediğini soracaktır sanırız.

Sarı-lacivertliler adına oldukça önemli bir maç olduğu yadsınmaz bir gerçekti. Kaybettiklerinde yarışın tamamen dışında kalacaklardı. Bir puan iddialarını sürdürmeleri adına büyük kazanım oldu. Aslında bu puan hem Erol Bulut’u kurtardı hem de Fatih Terim’i sevindirdi.

Sergen Yalçın, galibiyet sonrası takımı biraz daha savunmada kontrollü oynamaya çekebilirdi. Ancak, kaybetse bile kaybın önemli olmadığını düşünerek, son ana kadar golü kovaladı.

Bu oyun anlayışı Fenerbahçe ‘nin işine geldi. Son anlarda pozisyonlar buldular. Ancak beceriksiz forvetten gol beklemek hayal açıkçası. Rakibin hatasını beklediler.

Sarı-Lacivertliler Caner olmasa rakip alana top taşıyamıyor. Eleştirdiğimiz Caner’in ortalarına kafa vuracak oyuncu olmasa da, top en azından rakip alana gidiyor. Sağ taraf zaten hiç çalışmadı.

Pelkas için orta da oynarsa başarılı olur yargısı ne kadar doğru olsa da, bu oyuncu beklenenin altında kaldı. Baskı yediğinde dağıldı. Yine Gustava orta alanı toparlayan oyuncu olarak öne çıktı. Pelkas, Gustavo, İrfan Can ne kadar iyi oynarsa oynasın ileri de ki oyuncular top tutmakta yetersiz olunca iş tıkanıyor. Aslında Fenerbahçe’nin bu beceriksiz forvetle şampiyonluğu kovalaması büyük başarıdır.

Altay’ı kurtarışları ile maçın adamı olarak seçmek ne kadar doğruysa, Beşiktaş’ın genç kalecisi Ersin’in Sosa’nın şutunu köşeden müthiş çıkardığını belirtmekte yarar var. İki genç kaleciyi de kutlamalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir