Sergen Yalçın’ın şimdi sempatiye ihtiyacı var



Şampiyonluk yarışındakiler içinde ligin en başarılı hocası Sergen Yalçın.

Bu kadroyu Fatih Terim’e verseler 50 kere #yönetimistifa tag’ı açtırmıştı. En az 3 kez göndermeli basın toplantısı yapmıştı. Erol Bulut’a verseler lig yarışı çoktan bitmişti.

Ayrıca sadece görünen köy’den de başka istatistikler de beni destekliyor. Pandemi dönemi sonrası en fazla puan toplayan da göreve geldiğinden bu yana maç başına en fazla puan alan hoca da Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ı..

Ayrıca kamuoyunda tersi algı yapılmaya çalışılsa da Beşiktaş’ın ne bir “Fenerbahçe-Başakşehir” ne de “Galatasaray-Kasımpaşa” maçı gibi bariz hakemle kazanılan müsabakası yok. En fazla, Josef’e 2-3; Rossier’e 2-3 sarı kart atlandı.

Sergen Yalçın ve ekibinin başarısı büyük.

Lakin ligin final haftaları başlarken artık Beşiktaş’ın en az ihtiyacı olan şey kamuoyu antipatisi.

Zaten görüp şahit olacaksınız ki Galatasaray lobisi-kuvvetli medyası bundan sonra Beşiktaş’ın, özellikle Yalçın’ın üzerine oynayacaklar. Bu vakte kadar kenarda hakeme yaptığı itirazlardan daha azını da yapsa daha kolay kart görmesi muhtemel.

Sergen Yalçın’ın da bu duruma fırsat vermemesi lazım. Misal son derbide hakemle kaybedilen hiçbir şey olmamasına rağmen maçın hakemi Halil Umut Meler’e ‘sallaması’ doğru değil.

Ligin kalan final bölümünde lobisi ve medyası çok daha kuvvetli olan Galatasaray’la mücadele edeceği düşünülürse Sergen Yalçın’ın en son ihtiyaç duyacağı şey “Küçük Terim” olmak.

Kendisine takılan bu lakap, yarışta aleyhe döner. Yalçın’ın zaten doğasında var olan sempatisini göstermesi stratejik olarak da doğru olacaktır. Antipati toplamak kendisinin de takımının da işine gelmez. Hakem eleştirmek elbette doğaldır ama hiçbir şey olmayan maçlardan sonra dahi konuyu hakeme getirmek, ligin final bölümümde kazanç değil kayıp getirir. Benden söylemesi..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir