BOTAŞ’ın doğalgazda fiyat politikası



Türkiye, yılda 45-50 milyar metreküp doğalgaz tüketiliyor. Doğal gaz gereksiniminin hemen hemen tamamı, ithalat yoluyla karşılanıyor. Rusya, İran ve Azerbaycan’dan boru hatları üzerinden doğalgaz ithal ediliyor. İhtiyacın bir bölümü de sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatıyla karşılanıyor.

Rusya, İran ve Azerbaycan’la yapılan uzun dönemli sözleşme gereğince doğal gaz fiyatı, üçer aylık dönemlerde petrol ve türevlerindeki harekete göre gözden geçiriliyor. İthal edilecek gazın fiyatının hesaplanmasında kullanılan formüle esas oluşturan petrol ve türevlerinin fiyatı düşerse, belli bir zaman dilimi içinde (6 ile 9 ay arayla) gaz fiyatları da geriliyor. Bu yıl sonuna dek BOTAŞ ve özel şirketlere ait yaklaşık 16 milyar metreküp doğal gaz ithalat kontratı sona erecek. Yeni ithalat kontratları imzalanacak. Özel sektörün, bu alanda, eş deyişle gaz ithalatında daha çok yer alması gündeme gelebilecek.

Bir diğer önemli konu da doğal gaz fiyatları… BOTAŞ, doğal gaza son dört aydır zam yapıyor. Vatandaş, tepki gösteriyor. Peki, BOTAŞ’ın gaz ithalat fiyatı ne? Bu gazı kaça satıyor? Fiyatlar daha da yükselecek mi? Bu yıl süresi dolacak doğal gaz ithalat kontratlarının geleceği ne olacak? İthalatla hangi şirketler ilgileniyor? Bu soruları enerji uzmanı Eser Özdil’e yönelttik. Sorular ve yanıtları şöyle:

-Türkiye’nin, Rusya’dan ithal ettiği doğal gazın fiyatı, 1 Nisan’da ne oldu? Yılın ilk çeyreğine göre artış ne kadar?

BRENT tipi ham petrol ve petrol ürünleri, hem BOTAŞ’ın hem de özel sektör ithalatçılarının doğal gaz ithalat kontratlarında yer alan fiyat formülünün ana bileşenlerini teşkil ediyor. Bu bağlamda, son aylarda BRENT tipi ham petrol fiyatında yaşanan hızlı yükseliş, ikinci çeyrek öncesinde BOTAŞ dahil tüm ithalatçı şirketlerin gaz tedarik maliyetlerini yukarı çekti. Rus kontratına bağlı ithalat maliyeti, 1 Nisan itibarıyla yılın ilk çeyreğine kıyasla yüzde 20’nin üzerinde artarak her bin metreküpte 200 doların biraz üzerine çıktı. Kurdaki artışı da düşünürsek, ithalat maliyetindeki artış tüm ithalatçı şirketler üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

-BOTAŞ, doğal gaza ocak, şubat ve mart aylarının ardından nisanda da yüzde 1 oranında zam yaptı. BOTAŞ’ın, bu zamlar sonrasında konut, sanayi ve elektrik üreten santrallara gaz satış fiyatı ne oldu? Aldığı ile sattığı arasında fark var mı? Diğer bir deyişle sübvansiyon söz konusu mu?

BOTAŞ’ın, ithalat maliyetlerinin altında kalmaması için Türk Lirası (TL) bazında yüzde 20 seviyesinde bir artış yapması gerekiyordu. Ancak, muhtemelen ilk çeyrekte gerçekleştirdiği karlı satışlar, bahar aylarında özellikle konut abonelerinin tüketimlerinin çok azalması ve hidroelektrik santralların bu dönemde daha fazla devreye girecek olmasının etkisiyle BOTAŞ, 1 Nisan’da gaza sembolik bir artış yapmayı tercih etti. Şu an tüm müşteri grupları sübvansiyonlu fiyatlardan gaz tüketmeye devam ediyor. Bu da özel sektörü zor durumda bıraktığı gibi serbestleşme söylemlerini pratikte akamete uğratıyor.

-Bu yıl gerek BOTAŞ, gerekse de özel sektör ithalatçılarının kontrol ettiği kaç milyar metreküp doğal gaz kontratı sona erecek? Kaynak ülkeler ve miktarlar hakkında bilgi verir misiniz?

Bu yılın sonuna kadar, BOTAŞ ve özel sektör şirketlerine ait yaklaşık 16 milyar metreküp/yıl büyüklüğünde kontrat sona ermiş olacak. Bunun 4 milyar metreküpü TürkAkım üzerinden ithalat yapan özel sektör şirketlerine ait, kalanı da BOTAŞ’ın kontratları.
Söz konusu kontratların sona ermesi ciddi bir “al ya da öde” yükümlülüğünü de ortadan kaldıracak. Bu durum tedarik kaynaklarını çeşitlendirme, fiyat rekabetini güçlendirme fırsatlarını da beraberinde getiriyor.

-Aralarında Demirören Grubu’nun da bulunduğu bazı şirketlerin yeni dönemde gaz ithalatı için çalışma yaptığını duyuyoruz. EPDK’dan da spot ithalat lisansı aldığı biliniyor.

Halihazırda birçok özel sektör şirketi farklı kaynaklardan gaz tedarik etmek için çalışmalarını sürdürüyor.

-Bu yıl ve sonrasında doğal gaz ve sıvılaştırılmış doğal gazla (LNG) ilgili fiyat, arz talep ve sektöre ilişkin diğer konularda ön görüleriniz neler? Özelde Türkiye, genelde dünya için…

Türkiye özelinde baktığımızda, doğal gaz alt yapısı olarak gayet iyi durumda olduğumuzu söyleyebiliriz. LNG terminallerinin kapasitelerinin arttırılması ve hayata geçirilen yüzen LNG terminalleri (FSRU projeleri) ile farklı kaynaklardan gaz tedarik etme hususunda ülkemizin eli güçlendi. Bunun somut faydalarını geçen yıl gördük. Geçen yıl pandemi nedeniyle gaz talebi düştü, buna bağlı LNG fiyatları rekor düzeyde geriledi. BOTAŞ, bu dönemde spot piyasadan ciddi miktarda alım yaptı.
Pandemi sürecini her ne kadar geride bırakamamış olsak da özellikle Asya-Pasifik piyasalarındaki toparlanma ve sert geçen kış LNG’ye talebi artırdı. Bu nedenle spot piyasalarda son derece yüksek fiyatları gördük ve tekrar ilk çeyrekte ağırlıklı olarak uzun dönemli kontratlar çerçevesinde boru gazı ithal ettik.

Ancak, 2021 sonrasında daha esnek tedarik kontratları ile gaz ithal etmeye odaklanmalıyız. Bu hem BOTAŞ hem de özel sektör şirketleri için geçerli.

Uzun vadeli baktığımızda küresel piyasalarda, petrol ürünlerine endeksli, uzun vadeli ve ithalatı kısıtlayıcı hükümler içeren kontratlar yerine daha esnek ve piyasa bazlı kontratlara geçiş yaşanıyor.

Başta ABD olmak üzere daha fazla ülkenin artan miktarlarda LNG ihracatı gerçekleştirdiğini düşünürsek, bölgesel fiyat farklılıkları da kapanmaya başladı. Bu nedenle Türkiye açısından en önemli konu, 2021 sonrasında daha rekabetçi, serbest ve piyasa bazlı kontratlara geçiş olacak diye düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir